Yeni Doğmuş Bebeklerde Duyma
Yeni Doğmuş Bebeklerde Duyma Yeni doğmuş bir bebek, kuşkusuz duyabilir. Ancak henüz dinlemenin ayırıcı işlemini öğrenmemiştir. Yüksek tonda herhangi bir ses, onu uyaracak, ellerini ve bacaklarım oynatmasına neden olacaktır. Büyüyüp etrafındaki sesleri ayrımsamaya başladıkça bu refleks de kendiliğinden kaybolur.
Bebek altı haftalık olduğunda annesinin sesini tanır ve o sesi duymak ona mutluluk verir. 20 haftalıkken konuşma seslerindeki farklılıkları kavramaya başlamıştır, örneğin, "p" sesini "t" sesinden ayırdedebilir. Çocuk büyüdükçe, yüzlerce değişik sesi birbirinden ayırmayı öğrenir, tlgi alanları somutlaşıp belirli yönlerde odakiaşınca artık radyonun sesi, geçen bir arabanın gürültüsü, ya da annesinin ısrarlı çağırmaları onu rahatsız etmeyecektir. Bir kalabalık içinde kendisini ilgilendiren sesleri rahatça bulabilecek, birinden vaz geçip ötekiyle ilgilenebilecektir.
İşitme, dil yoluyla başka insanlarla anlaşma konusunda önemli bir rol oynar. İşitme yeteneği zayıf olan bir çocuk, başkalarından işitebildiği seslere göre kendi kavrayışınca bir konuşma biçimi geliştirecektir. Bu tür çocukların özel eğitim görmesi gerekir.
Karşılıklı konuşma sırasında karşısındakini anlayabilmesi için onu işitebilmesi gerekir. Ancak işitebilmek, anlayabilmenin tek gerekli koşulu değildir. Duyduklarımızın bilincine tam olarak varabilmemiz için bize seslenen kişinin görüntüsünü de algılamamız gerekir. Böylece onun ne demek istediğini daha iyi kavrarız. Dudak hareketlerini izlemek de dinleyen için büyük avantajdır. Telefon konuşmalarında karşımızdakini görmek mümkün olmadığından örneğin "hepsi" ve "tepsi" sözcüklerini sadece ses olarak duyarız. Dudak hareketlerini göremediğimiz için yanlış sözcüğü algılamamız mümkündür.Telefon ahizesinde, konuşmacının kendi sesini duyabümesi, söylediklerinin etkisini kavraması açısından da önemlidir.
|