![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 5.692
|
Görüntü için, ışık her zaman gereklidir, insan gözü, ışık ışınlan olmadığı sürece, cisimlerin görüntülerini algılayamaz. Bir ışık kaynağı, örneğin bir mum, ya doğrudan göze ışık gönderir, ya da ışık ışınları herhangi bir cisme çarptıktan sonra göze ulaşır.
Normal olarak, havada bir doğru üzerinde hareket eden ışık ışınlan, su ya da cam gibi, havadan daha yoğun cisimlere girerken kırılırlar ve yön değiştirirler. Gözümüz, kırılma olayından cisimden yansıyan ışınların ağtabaka üzerinde odaklaşması şeklinde yararlanır. Işık önce saydam tabakadan geçer. Bu tabaka, havadan daha yoğun olduğu için ışınlar kırılır. Bu da, ağta-baka üzerinde bir görüntünün odaklanması işleminin başlangıcıdır. Sıvı cisim, saydam tabaka ile aynı yoğunluğa sahip olduğundan, ışınların doğrultusunu etkilemez. Bu sıvı her dört saatte bir yenilenir. Ancak kimi zaman, bazı küçük pislikler taşıyabilir. Bu da ağtabakanın üstüne bazı gölgelerin düşmesine yol açar ve "gözümüzün önünde benekler uçuşur". Göz yuvarlağının üzerine bir baskı uygulandığında, gözümüzün önünde renkli beneklerin uçuştuğunu görürüz. Bunun nedeni de, gözün dış etkilere ancak görüntü biçiminde tepki gösterebilmesidir. Normal olarak, sıvı cisim irisin arkasındadır. Gözbebeği içinde hareket eder, iris ve saydam tabaka arasında filtre görevi yapar. Eğer bu sıvı, damarlar tarafından emilebileceğinden daha hızlı salgılanırsa, basınç yükselir ve glokom (karasu hastalığı) denilen göz rahatsızlığına yol açar. Eğer tedavi edilmezse, görme sinirleri zarar görür ve zamanla görme yeteneği kaybolur. Bu durumun nedenleri arasında, sıvı cismin aşırı üretiminin yanı sıra, sıvının boşalmasındaki engeller de söz konusudur. Tedavi olarak, basıncı azaltmak amacıyla ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar gözbebegini daraltarak biriken sıvının akıtılması suretiyle sıkıntının giderilmesini sağlarlar. Ağtabakaya düşen görüntünün bulanık olmaması için, göze giren ışığın kontrol edilmesi gereklidir. Gözbebeği, iris kaslarını büzerek ya da genişleterek ışığın dozunu ayarlar. Çok dikkatli yapılması gereken işlerde, ışığın kontrolü daha bir önem kazanır. Kitap okumak gibi yakın çalışmalarda, cismin bir noktasından yansıyan fazla ışığı dışarda tutarak görüntüyü keskinleştirebilmek için gözbebeği büzülür. Zamanlarının büyük bir bölümünü çok hassas çalışmalar yaparak geçiren insanlar, ellerindeki işlerine kısık, "yarı kapalı" gözlerle bakarlar. Bunda amaç, mesafeyi ayarlamaktır. Böylece göze giren ışığın miktarı azalır ve nesnenin biçim ve perspektifi daha net algılanır. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|