Çubuklar ve Koniler
Işık ışınlarının üzerine yansıtıldığı bir ekran olan ağtabaka, çok sıkı biçimde birbirine kenetlenmiş olan 130 milyonu aşkın ince telden oluşur. göz yuvarlağının en iç kısmındaki saydam tabakayı kaplar. Bu sinir telleri, çubuk ve koni biçiminde iki tur ışığa duyarlı almaçlardır. Almaçların iki ayrıtürde olması, insanın gece ve gündüz, aydınlıkta ve karanlıkta olmak üzere iki ayrı dünyada yaşamasından kaynaklanır. Bir görüntünün berraklığı, ışık yoğunluğuna ve algı açısına bağ-lıdır. Yedi milyon koni, parlak ışıkta bir cismin ayrıntılarıyla algılanması için hizmet yapar. Çubuklar ise, karanlıkta görebilmek içindir. tyodopsin adlı kimyasal bir madde içeren koniler, renkli ışığa karşı duyarlıdırlar. Çubuklar, yalnızca siyah ve beyaz gölgelere tepki gösterir. Yapılarında bulunan rodopsin adlı kimyasal maddenin yardımıyla, renklerin hemen tümüyle siyah beyaza dönüştüğü çok solgun ışıklarda işlev görürler. Parlak ışık, kimyasal maddeyi aklaştırır. Bunu sağlarken de görsel sistemin ışığa karşı olan duyarlığını azaltır. Hep biliriz ki, güneşli bir bahçeden karardık bir odaya giren insan, bir an için geçici kör olur.
Konilerin ve çubukların karışımı, ağtabaka içinde belirli bir düzene uymadan dağılım gösterir. Ağtabakanın merkezinde, fovea denilen çukurda, yalnızca koniler vardır. Bu koniler, parlak ışıkta doğru görüntü almayı sağlar. Bu nedenledir ki, örneğin hayli zayıf ışıklandırılmış bir odada, eğer koniler yeterince işlev görmüyorsa okumak oldukça zordur.
Çukurun çok sınırlı bir görüş alam vardır. Bu nedenle gözyuvarlağı nesneyi bu görüş alanının içinde tutabilmek için sürekli hareket eder. Ağtabakanın dış yüzeyinde de koniler bulunur. Ancak bunlar güçlü bir görüntü algılayamayacak kadar azdır, insanı harekete karşı uyarma görevini yerine getirirler. Çok keskin bir görüntü çukura düştüğünde gözyuvarlağı gerekli yer değişikliğini yapar. Bu nedenledir ki, bir gözümüzün ucu ile bakarak örneğin bu sayfayı okuyamayız Nesnenin görüntüsü çukura düşmeden önce başımız ya da gözlerimiz veya ikisi birden nesneyle yüzyüze gelmelidir.
Üzerinde yalnızca koniler bulunduğu için fovea az ışıkta işlev görmez. Böyle bir ışıkta bir cismi görebilmek için ışınlarının çukurun dışına, çubukların bulunduğu bölgeye düşmeleri gerekir. Bu nedenle, bu ışıkkoşulları altında bir kişi cismin tümüne değil, bir kenarına bakar. Bu dış yüzey görüntü algılaması, cismin ayrıntılarım vermez ama insanın o cismin kaba hatları konusunda bir fikir edinmesini sağlar
|