Bilim adamları "bedenin dışına çıkma" olarak adlandırılan deneyimin nedenlerini bulduklarını açıkladı.Bu deneyim travmatik olaylar sonrasında da yaşanabiliyordur.



İngiliz ve İsviçreli uzmanlar bu deneyimi yaptıkları deneye katılmaya gönüllü olan sağlıklı bireylere de yaşatmayı başardıklarını belirtti.

Bazı insanların vücutlarının dışına çıktıklarını hissedip kendilerini belirli bir mesafeden görmesi durumu 'beden dışına çıkma deneyimi' olarak adlandırılıyor.

Bu deneyim araba kazası sara krizleri ve ameliyatlar gibi travmatik olaylar ardından görülebiliyordu.

Ancak sağlıklı insanlar da zaman zaman bu deneyimi yaşayabiliyor. Her on insandan biri hayatlarında en az bir kez beden dışına çıkma deneyimini yaşadıklarını belirtiyor.

Uzmanlar daha önce bu durum yaşandığı sırada beyinde neler olduğuna dair bilimsel bir açıklama getirmekte zorlanıyorlardı.

Ancak şimdi İngiliz ve İsviçreli bilim adamları teknolojiyi kullanarak gönüllü deneklere bu durumu yaşattıklarını açıkladı.

Deneyde katılımcılara kendi vücutlarının arkadan canlı görüntülerini izledikleri sanal gerçeklik gözlükleri takıldı. Aynı anda da bilim adamları gönüllülere hem fiziksel hem de sanal olarak dokundular.

Bu yolla denekler kendi vücutlarını terk ettiklerini düşündüler ve sanal gerçeklik gözlüklerinde izledikleri kendi vücutlarını başka bir beden olarak algıladılar.

Denekler bu izledikleri sanal vücuda girdiklerini hissettiler. Öyle ki bilim adamları sanal vücuda fiziksel tehditler yönelttiğinde sanki kendi bedenleriymiş gibi korku duydular.


Peki bu buluşun anlamı nedir??



Deneyi organize eden bilim adamlarından ve Londra Üniversitesine bağlı University College London'da öğretim görevlisi olan Dr.Henrik Ehrsson "Bu deneyin pratik klinik ayrıca ticari uygulamaları da olabilir. Örneğin sanal gerçeklik deneyinde kendi bedeniniz dışında aynı sizin gibi hissedebilen sanal bir beden yaratabiliyorsunuz. Bu geleceğin bilgisayar oyunları için harika bir şey olabilir" diyor.

Bilim adamları vücut dışına çıkma deneyeninin duyular arasındaki çatışmadan kaynaklandığını söylüyor. Ayrıca çalışmanın nörolojiden din bilimine dek birçok akademik dalda etkileri olabileceğine inanılıyordur.