Bir zamanlar büyük ve güçlü bir sultan varmış. Muktedir sultanın dört eşi varmış. Sultan en çok dördüncü eşini sever ona özen gösterir bir dediğini iki etmezmiş. Bu en çok sevdiği eşi günün her saatinde yanında gözünün önündeymiş. Sultan ondan ayrılmayı aklının ucundan geçirmezmiş.

Yüreği ve merhameti geniş olan sultan üçüncü eşini de severmiş. Ancak nedense bu eşinin günün birinde kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır üzerine titrermiş. Öyle de olsa ona sahip olduğu için gurur duyar başkalarına tanıtmaktan özel bir zevk alırmış.

Her sözü ferman olan sultanın ikinci eşine olan sevgisi ve ilgisi de az değilmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi ne zaman bir derdi olsa daima yanında olur ona destek verirmiş. Birinci ve ikinci eşinin kendilerine özgü özellikleri var; ama sultan en çok kendini üçüncü eşinin yanında huzurlu ve güvende hissedermiş.

Sarayın kraliçesi hanım sultan olan kudretli hükümdarın birinci eşiymiş. Onu en çok seven karşılık beklemeden sadakat gösteren sağlığına ve hükümranlığına en büyük katkıyı sağlayan bu eşi olmasına rağmen sultan birinci eşiyle pek ilgilenmezmiş. Farkında olup olmadığı bile kuşkuluymuş. Oysa o da hep yanında dolaşır gölgesi gibi bir an olsun sultanı yalnız bırakmazmış.