Bizim bir Alper Abimiz var Dr. Alper Kaya.
ALS hastası. ALS "daha çok 50 yaşından sonra başlıyor ve ortalama 5-6 yıl içinde solunum ve yutma kaslarını felç ediyor ve ölümle sonlanıyor". Yaşayan en büyük Fizikçi olarak kabul gören Stephen Hawking Fenerbahçeli eski futbolcu Sedat Balkanlı ve işkadını Suna Kıraç'ın da mücadele ettiği (en şerefsizlerinden) bir hastalık (Hastalıkla ilgili bilgi)

17 yıldır ALS'yle yaşayan Alper Abimiz bir süredir de sitemizde yaşamı yazıyor. Bugün bir yazı daha yazdı. O kadar güzel ki...
Sonuna kadar okuyun (yaşamı sevmeyi özlemi kavuşmayı...) anlayacaksınız!

***

" İki duvar bir pencere bir de kapı...
Ve diğer pencere

İki duvar bir pencere bir de kapı...
Kapıdan koridora oradan salona...
Salondan koridora
Oradan
İki duvar bir pencere bir de kapı...
Benim fiziksel yaşam alanım...


Bugün bu yazıyı size Cancun-Meksika'dan yazıyorum. Vaktim çok dar daha gidip görülecek çok yer var. Tadına bakılacak yemekler içkiler ve kimbilir belki de Havai'de aşık olunacak bir kadın...

Sonra biraz daha yükseklere çıkıp yörüngede yerçekimsizlik deneyimi yaşayacağım. Oradan dünyanın aydınlık ve karanlık yüzünü düşleyeceğim. Yörüngede sonsuza dek kalmakla savrulup bilinmez uzayın o ürpertici derinliklerinde kaybolup gitmek arasında bir seçim yapmanın sonsuz olasılıklarına dalacağım.

Belki de kendimi yerçekimine bırakıp Amerika kıtasında Kuzey Carolina bölgesinde yaşayan dostum Bobby'nin evine atacağım kendimi. Neden mi? Çünkü canım onu görmek istedi bir an...

Öğleden sonra İspanyanın Basque bölgesine bir yolculuğu düşünüyorum. Biraz İspanyolca çalışmam gerekiyor. Çünkü bildiğim kadarıyla onlar güney İspanya kültüründen farklılar. “Ole” bile yok hayatlarında. En azından "hola"dan başka birşeyler söyleyebilmeliyim dostum Esther 'in balkonunda Türk çayımızı içerken.

Akşam Lynn Carey ile mutlaka görüşmeliyim çünkü dostum Eric Lowen için düzenlenen bir konserde yeni albümünden "we belong" söyleyecek... bu konser kaçar mı?

Urla'da bir bağ ve şarap butiği açmış eski bir gitarcı dostum... “Artık müziği hobi olarak yapabiliyorum nihayet” dedi geçenlerde karşılaştık yıllar sonra Amerika’dan dönüp şarap işi ile uğraşmaya karar vermişler karı-koca... Urlice şarabından bir şişe sipariş etmeliyim mutlaka...

Kader dostum kardeşim Fotios için endişeleniyorum... Ne zamandır haber yok. Belki yarın bir ara Yunanistan’a geçip Acheron'da yaşayan Fotios'a kahvaltıya giderim... Kendi gözümle görmeden rahat yok bana...

Size hiç bahsetmiş miydim? Güney Kore'de yaşayan bir dostum var benim. Adı Bjongchil... Bana "kimchy" gönderecek... her derde deva bir yiyecek olduğunu söylüyor bizim bildiğimiz lahanadan yapılıyormuş. Umarım gümrükte sorun çıkarmazlar da şifa niyetine yerim.... Laf aramızda içine bir tane de "snow crabs" koyacak.... "Harika bir doping olacak sana" diyor dostum Bjongchil...

Kaybettiğimiz bir dostum için oluşturulan koruluğu görmeye gideceğim. Vefalı dostlarının diktiği çam ağaçlarına bakıp anıları yadedeceğim...

Haftasonu gelmeden kızımın sınav sonuçlarına bakmalıyım. Alsancak’a gitmem gerekiyor. Hazır oraya gitmişken dönüşte Migros’tan biraz alışveriş yapayım... Elçin'im yoğun bir hafta geçirecek hastanede ve ben iyi bir eş olmalıyım değil mi?

Çarşamba veya perşembe günü annemi ve babamı göreceğim. Hem onlara göstermek istediğim fotoğraflar var... Geçen hafta sonu dostlarım baskın yaptı bana... Harika dostlarım... Ne gündü ama... Hayatım boyunca unutmayacağım bir gün yaşadım... Fotoğrafları babam görünce çok sevinecek. Hangi baba sevinmez ki böyle bir sevgi gösterisine?

Bu yazıyı yazarken karşı apartmanın çatısına yuva yapmış bembeyaz karnını göstere göstere uçan martıların seslerini işitebiliyorum. Başımı kaldırıp penceremden baktığımda masmavi ve huzurlu bir denizde balıkçı teknelerini görüyorum. Sekiz katlı tertemiz sarı rengi ile gözlerimin önünden süzülerek geçiyor "Grimaldi" gemisi. Bir saksağan balkonuma konuyor bahçede bir kedi karnını güneşe vermiş geriniyor okula geç kalmış bir öğrenci telaşla koşuyor balkonda çamaşır asan bir kadının eteğini bebeği çekiştiriyor kısa boylu bir kadın eşofmanını giymiş sabah yürüyüşüne çıkmış hırsla yokuşu tırmanıyor. Kapıcı temizlik yapıyor evlerde hayat başlıyor...

İki duvar bir pencere bir de kapı...
Kapıdan koridora oradan salona...
Salondan koridora
Oradan
İki duvar bir pencere bir de kapı...
Benim fiziksel yaşam alanım...

Artık bir dizüstü bilgisayarım var... Çünkü dostlarım var... Artık gidecek görecek yerler var... Çünkü umudum var... Çünkü yaşama sevincim var... Çünkü bir yaşamı öyle ya da böyle sonuna dek deneyimleyecek gücüm var... Elçinim var kızım var onlar için atan bir kalbim var... Düşünüyorum hayaller kuruyorum yaşıyorum...
Çünkü "ben" varım...


Not: Bu yazı sanal klavye (onscreen keyboard) ScreenDoors 2000 ile yazılmıştır. 4105 karakter içerir ve her karakter sol elimin işaret parmağı hareketiyle (fare tıklaması) oluşturulmuştur. Fare tıklaması yapabilmek iletişimin devam etmesi demektir.