Özellikle küçük bebeklerin çektiği ağrıyı ifade edemediklerini belirten ASM Çocuk Hastalıkları Uzmanı Ebru Gözer "Özellikle yakınmalarını dile getiremeyen küçük çocuklarda ağrı önemlidir. Çocuklar genellikle bakışları ve tavırları ile ağrıyı belli eder" dedi.

Her zamanki halinden daha huzursuz olması ağrısından kaynaklanabileceğini belirten Gözer "Bebek muayene sırasında yüzünü buruşturma ağrıyan bölgeyi çekme o bölgeye dokunulduğunda daha fazla ağlama gibi davranışlarla ağrısını ifade eder. Çocuk kliniklerinde ise bu değerlendirmeler yaşa göre belirlenmiş skalalar ile yapılabilmektedir. Ancak ağrının çevresel ve kişisel faktörlere bağlı subjektif bir algı olduğu unutulmamalı ailenin duygusal ve bilinç durumu korku gibi öğrenilmiş davranışlar göz önünde bulundurulmalıdır." diye konuştu.

Çocuklarda en sık otit farenjit menenjit gastoenterit akut apandis görüldüğünü belirten Gözer "Travma sonrası operasyon sırasında ve sonrasında gerekli medikal girişimlere bağlı (kan alma cilt biyopsisi lomber ponksiyon) ağrı oluşur. Daha az sıklıkta kronik hastalıklar ve kansere bağlı kronik ağrılar görülür. Hafif ve orta şiddette ağrılarda analjezikler (parasetamol ibuprofen) kullanılabildiği gibi daha şiddetli ağrılarda diğer grup ilaçlar kullanılır. Ancak ağrının yeri nedeni şiddeti belirlendikten sonra tedavi planlamak uygun doz ve aralıklarda ilaç kullanmak gereklidir. Ağrı tedavisinin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekmektedir." şeklinde konuştu.
"İlaç tedavisinin yanı sıra ağrının şiddetini azaltmak ve ağrıyı önlemek için ilaç dışı yöntemlerden de faydalanılmalı" diyen Gözer "Masaj (gaz yakınması olan bebeklerde de uygulanabilir); soğuk-sıcak uygulaması gibi fiziki yöntemler; psikoterapi (kanser hastalarında) gibi bilişsel yöntemler; oyun gevşeme egzersiz gibi davranış tedavileri uygulanabilir" şeklinde bilgi verdi.