![]() |
|
|||||||
| İşitme Sağlığı İşitme ve Duyma Hakkında Bilgiler, İşitme Kaybı, İşitme Bozuklukları |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 208
|
İnsanın işitme duyusu, duyarlık ve alan güçlerini içeren bir mekanizmayı kapsar. İşitme işleminde, bir evreler zinciri vardır. Havayla iletilen ses dalgalan kulağa ulaşır ve elektrik uyarılarına dönüşür. Bu uyarılar daha sonra deşifre edilmek üzere beyne gönderilir. Hemen aynı anda, duyan kişi bu sinyallerin anlamlarını kavrar. Tekdüze bir mekanik sesin daktilonun vuruşları olduğu, bir metalin bir başka metal içinde çıkardığı sesin anahtarın kilit içindeki dönüşünden geldiği, bir insana ait ses tellerinin titreşimlerinin ne demek istediği kolayca kavranır.
İnsanın, belirli sınırlar içinde de olsa dinleme dikkatini bir odakta toplama yeteneği vardır. Duyulabilecek birçok ses normal bir biçimde algılanırken bazı hafif sesler insanı alarma geçirebilir, derhal dikkati çeker. Bu ayırıcı özellik insan sağlığı açısından da çok önemlidir. Zira eğer çevredeki her ses doğrudan insanın bilincini etkileseydi, hayat tam anlamıyla bir kâbusa dönerdi. Sesin kendisi fiziksel ve psikolojik bir olaydır. Titreşim yapan bir nesnenin çıkardığı ses dalgaları, havanın basıncında çok küçük değerde de olsa değişikliğe yol açar. Kulağa ulaşıncaya kadar,söz konusu dalgaların hiçbir anlamı, hiçbir mesajı yoktur. Ancak kulakta bu dalgalar beyin tarafından okunacak mesajlar haline dönüşür. Kulak üç bölüme ayrılır: Dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Dış kulak, kulağın görünürdeki kalkanı olan kulak kepçesi ve kulak zarına ulaşan kanaldan oluşur. Dış kulağın görevleri, ses dalgalarını toplayıp kulak yoluna yöneltmek, yüksek frekanslı seslerin basınçlarını yükseltmek ve kulakzarına göndermektir. Orta kulak, kulak zarı ile başlar. Bu boşluk, hava ile doludur, östaki borusu aracılığıyla, içerdeki basıncın atmosfer basıncı ile aynı olması sağlanır, östaki borusu, kulaktan boğaza uzanır ve kulağın en duyarlı kısımlarını hava basıncındaki ani değişiklik' lere karşı korumak üzere, yutkunduğumuz ya da esnediğimiz zaman İşitme duyusunun bir başka koruyucusu da orta kulaktaki kaslar aracılığı ile çalışır. Çok yüksek seslerde otomatik olarak tepki gösteren bu kaslar, kulak zarını gerginleştirip orta kulak kemiklerini çok duyarlı olan iç kulaktan geriye doğru çekerek hacmi küçültürler. Orta kulakta, örs, üzengi ve çekiç adlı üç küçük kemik vardır. Bu kemikler, isimlerini benzedikleri cisimlerden alırlar. Bir ses dalgası kulak zarına ulaştığında, iyice gergin olan zar titrer. Bu titreşim, örs ve üzengiden geçer. Ses basıncının güçlendirilmiş titreşimleri, oval pencere denilen ince bir zar aracılığıyla sıvı dolu iç kulağa ulaşır. İç boşluk, küçük, iki kanallı kıvrık bir tüp olan salyangoza ev sahipliği eder. İç kulağa ulaşan ses titreşimleri, basınç dalgalarına dönüşür. Bu dalgalar, timpan kanalı ve vestibül kanalı denilen salyangoz kanallarına ve onlan ayıran salyangoz tüpünün çevresinde dolaşır. Dalgaların basıncı salyangoz tüpünün titreyenduvarı olan taban zarının üzerinden geçerken tüpün içindeki sıvı çalkalanır. Bu çalkalanma, basıncın elektriksel uyarılara dönüştüğü son derece duyarlı ve çok gelişmiş bir yapıya sahip olan Corti organını uyarır. Salyangoz içindeki dönüşünü tamamladıktan sonra basınç dalgaları sönmek üzere oval pencerenin tam altında bir zar olan yuvarlak pencereye ulaşır. Araştırmalar göstermiştir ki, farklı frekanslara sahip sesler salyangoz bölümleri içinde farklı noktalarda en büyük yer değişmelere yol açar. Bu etken de insanın ses tınılarım ayırma yeteneğinde önemli bir rol oynar.Bilim adamları yine de bu karmaşık işlemi tam olarak anlayabilmiş değildirler. Ses, kemik iletişimi ile de iç kulağa ulaşabilir. Metal bir çatalı titreştirip alnımıza dayarsak, titreşimler yalnızca hava tarafından iç kulağa itilmekle kalmayacak kafa tasımızdaki kemikler aracılığıyla da oraya ulaşacaktır. Bir insan konuştuğunda kendi sesini hem hava, hem de kemik iletişimi sayesinde iki ayn yoldan duyar. Eğer sesimizi teybe alır sonra da dinlersek, tanımakta güçlük çekeriz. Zira o anda sesimiz kulağımıza yalnızca hava iletişimi sayesinde gelmektedir. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks | |||
Google
|
Digg
|
del.icio.us
|
StumbleUpon
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|