Düşük tehdidi

[/b]
Yazan: Dr.alper mumcu Tarih:Gebeliğin erken dönemlerinde görülen vajinal kanamalar
düşük tehdidi olarak adlandırılır. Düşük tehdidinin en
önemli özelliği rahim ağzında bir açılma veya herhangi bir
değişiklik olmamasıdır.

Kanama ile birlikte ağrı yada kramp olmaması tipiktir.
Ağrı varlığında olayın bir düşük ile sonuçlanması daha
büyük bir olasılıktır.

GÖRÜLME SIKLIĞI

İlk 3 aylık dönemde vajinal kanama görülmesi çok sık
karşılaşılan bir durumdur.20 haftadan küçük tüm
gebeliklerin yaklaşık %-30'unda az ya da çok kanama
görülür. Bu hastaların yaklaşık yarısında gebelik bir
düşük ile sonuçlanırken kalan yarısında ise gebelik
normal bir şekilde devam eder.

TANI

Erken gebelikte kanama görülmesi yapılan ultrasonografide
bebeğin ve kalp atışlarının görülmesi durumunda düşük
tehdidi tanısı konur. Burada önemli olan rahim ağzında bir
açılma olmamasıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi kanama
ile birlikte ağrı olmaması tipik bir bulgudur.

Gebelik testi pozitif olan ya da gebe olduğu kesin olarak
bilinen bir kadında kanama ortaya çıktığında bu acil bir
durumdur ve hastanın zaman kaybetmeden değerlendirilmesi
gerekir. Muayenede öncelikle spekulum incelemesi yapılarak
kanamanın rahim içinden geldiğinden emin olmak gerekir. Bazı
idrar yolu enfeksiyonları ya da rahim ağzındaki iltihaplar da
kanamaya yol açacağından hatalı olarak düşük tehdidi
tanısı konabilir. Ayrıca daha önceden ultrason ile gebelik
kesesi görülemiş ise erken gebelikte görülen diğer kanama
nedenleri de mutlaka araştırılmalıdır. Bu nedenlerden en
önemlisi dış gebeliktir. Düşük tehdidi varlığında
muayenede rahim içinden dışarıya doğru bir doku geçişi
izlenmez yani rahim ağzında gebeliğe ait dokular görülemez.


Kanamanın miktarı genelde çok fazla değildir. Rengi parlak
kırmızıdan koyu kahverengiye kadar değişebilir. Kanamanın
renginin kırmızı olması aktif taze bir kanamayı
düşündürüken koyu renkli kanamalar daha erken dönemde
olmuş ve büyük olasıkla kesilmiş olan kanamaların belirtisi
olarak kabul edilir.

Kanamanın rengi ne kadar parlak miktarı ne kadar fazla ise
gebeliğin bir düşük ile sonuçlanması olasılığı o kadar
yüksektir.

TEDAVİ

Düşk tehdidi durumunda fazla tedavi alternatifi yoktur.
Yapılabilecek en uygun davranış aktivite kısıtlamasıdır.
Kanamanın şiddetine göre aktivite kısıtlamasının derecesi
de değişir.

Hafif koyu renkli kanama varlığında ağır fiziksel
aktivite kısıtlaması genelde yeterli olur. Bu gibi durumlarda
kişi günü genelde yatakta dinlenerek geçirmeli eğer
çalışıyorsa kanama tamamen kesilene kadar çalışmaya ara
vermelidir. Yemek yemek ve tuvalete gitmek dışında yataktan
pek fazla çıkmamak uygun bir yaklaşım olacaktır.

Kanamanın daha şiddetli olduğu durumlarda ise kesin yatak
istirahati gereklidir. Böyle bir durumda kişinin hastaneye
yatırılarak izlenmesi daha uygun olur. Hasta yemek yemek ve
tuvalate gitmek için dahi yataktan çıkmaz. Tüm
ihtiyaçlarını yatakta giderir.

Gerçekçi olmak gerekirse düşük ile sonuçlanacak bir
gebeliği herhangi bir tedavi ile devam ettirebilmek mümkün
değildir. Gebelikleri normal olarak devam eden düşük tehdidi
olgularında kanamanın nedeni tam olarak bilinmez. Ancak büyük
bir olasılıkla bebekte bir kromozom bozukluğu yoktur.
Kanamanın olası nedenleri arasında gebelik ürününün rahim
içi dokuya yerleşmesi ya da plasentanın gelişiminin bir
sonucu olduğu ileri sürülmektedir.

Erken gebelik döneminde vajinal kanama görülmesi durumunda
en sık başvurulan tedavi yöntemlerinden birisi progesteron
hormonu verilmesidir. Bu tedavi yaklaşımının nedeni
bilinmeyen düşük tehdidinde etkinliği konusunda hiçbir
bilimesel veri ve kanıt yoktur. Progesteron sadece bu hormonun
eksik olduğu bilinen ve buna bağlı düşük öyküsü
olanlarda ya da progesteron eksikliği açısından yüksek risk
altında olanlarda kullanılmalıdır. Bu hasta grubuna en güzel
örnek tüp bebek uygulamaları sonrası hamile kalan
kadınlardır. Bu hastalarda gebeliğin 10-12. haftasına kadar
progesteron desteği yapılır.

Düşük ile sonuçlanacak olan bir gebeliği herhangi bir
tedavi ile durdurmanın mümkün olmadığını belirtmiştik.
Düşüklerin 'ından fazlasında neden o bebeğe ait bir
kromozom bozukluğu olduğundan bu bebeğin canlılığını
devam ettirmesi nerdeyse olanaksızdır. Kanama varlığında
progesteron verilmesi gebeliği deva ettirmez sadece düşüğü
bir süre geciktirebilir ya da bulgularını maskeleyebilir. Bu
hiç de arzu edilmeyen bir durumdur.

Abortus imminens olgularının yarısında gebelik düşük
ile sonuçlanmadan devam edecektir. Öyleyse bu hastalarda
kullanılan progesteronun gebelik üzerinde olumlu bir etksinin
olması beklenmez. Bir başka deyişle progesteron verilse de
verilmesede gebelik devam edecektir. Öyleyse progesteron
kullanmak için herhangi bir neden yoktur.



[/b]

Düşükler
(Abortus) Genel bilgiler
Septik Abortus -
Anne ölümlerinin önemli bir nedeni
Tekrarlayan Düşükler
Kürtaj

Kaynak: Dr.Alper Mumcu