Gebelik ve Astım (asthma)

[/b]
Yazan: Dr.alper mumcu Tarih:

Dikkat:
Astım hastalığı ile ilgili en
doğru ve güncel bilgiler ile tedavi
uygulamalarını size ancak bir göğüs
hastalıkları uzmanı verebilir. Burada astım
ile anlatılan genel bilgiler tamamen
bilgilendirme amacı taşımaktadır. Gebelik
söz konusu olduğunda ise göğüs
hastalıkları uzmanı ile kadın hastalıkları
ve doğum uzmanının koordineli çalışması
gereklidir.
*

Astım mutlak tedavisi bulunmayan
solunum sisteminin kronik bir hastalığıdır. Astımlı
kişilerdeki en önemli değişim solunum yollarında görülen
iltihap yani enflamasyondur. Bu mikrobik bir olay olmayıp
solunum sistemini oluşturan yapıların şiş ve kızarık
olması şeklinde basitleştirilebilir. Bu enflamasyon hava
yollarını astım ataklarına neden olan ya da başlatan dış
etkenlere karşı çok daha duyarlı hale getirir.

Normal soluk alma sırasında hava önce burundan geçer. Hava
burada ısınır nem oranı artar ve yabancı küçük
maddelerden temizlenir. Alınan hava daha sonra gırtlaktan
geçerek trakea adı verilen soluk borusunua girer. Trakea
akciğerlere girmeden önce ikiye ayrılır ve bunlar sağ ve sol
bronkus olarak adlandırılır. Bronkuslar daha sonra giderek
incelen binlerce hava yoluna ayrılır ve bunlar da bronşiyoller
olarak isimlendirilir.

Astımda genellikle etkilenen kısım işte bu
bronşiyollerdir. Astımlı bir kişi atakları başlatan
herhangi bir etkenle karşılaştığında aşırı hassas hava
yolları daha da şişer enflame olur ve daralır. Sonuçta
akciğerlere giren ve çıkan hava akımında bir tıkanıklık
meydana gelir ve kişinin soluk alıp vermesi güçleşir.

Kaç çeşit astım vardır

Astım kronik bir hastalıktır. Zaman zaman iyileşmiş gibi
görünebilir ve ataklar çok uzun süre ortaya çıkmayabilir.
Ancak hava yollarında kronik enflamasyon olduğundan herhangi
bir dönemde yeniden alevlenebilir. Temel olarak 2 tür astım
varlığından söz edilebilir.


Alerjik astım: Genelde çocuklarda ve
ergenlik çağındaki kişilerde görülür. Alerjiye
neden olabilen herhangi bir madde örneğin hayvan
tüyü ev tozu bu atakların başlamasına yol
açabilir. Genelde 35 yaşından önce ortaya çıkan
astım hastalığı alerjik türdedir. Alerjik olmayan astım: Bu tür astım
daha ziyade orta yaştaki kişilerde görülür. Astım
atakları egzersiz soğuk hava üst solunum yolu
enfeksiyonları gibi faktörlerce tetiklenir ve ortaya
çıkar. Astım ataklarından alerjik mekanizmalar
sorumlu değildir.


Astım atağı nedir?

Astım atağı zaten aşırı duyarlı olan hava yollarının
gösterdiği reaksiyon sonrasında ortaya çıkan solunum
sıkıntısı olarak özetlenebilir. Alerjik ya da başka bir
nedenle hava yolları daralınca hava akımları zorlaşır. Bu
daralmanın 3 temel nedeni vardır.


Hava yollarını çevreleyen kasların kasılması
Hava yollarını döşeyen dokuların şişmesi
Hava yollarında normal olarak üretilen salgılar
(mukus balgam) dışarı atılamadığı için buraları
tıkaması


Astım bulguları çok hafif ya da çok şiddetli olabilir.
Bazı kişilerde sadece mevsimsel alevlenmeler görülürken
bazılarında sadece egzerszi sonrası ya da alerjik bir maddeyle
karşılaşılmasını takiben ortaya çıkabilir. Bazılarında
ise olay çok daha kroniktir ve hemen hergün bulgular
görülebilmektedir.

Hava yolları daralıp tıkandıkça soluk alıp vermek ve
havayı buradan geçirebilmek için daha fazla efor harcanması
gerekir. Hava daralmış bir alandan geçerken ıslık benzeri
bir ses çıkmasına neden olur. Bu ses astım ataklarında
tipiktir.

Astım ataklarında en sık karşılaşılan yakınma ve
bulgular şunlardır:

Öksürük: Öksürük çok sık
karşılaşılan ancak kolaylıkla atlanabilen bir astım
bulgusudur. Genelde astım dışında başka bir soruna
bağlanır. Genel kural olarak sağlıklı kişiler
boğazlarında birşey olmadığı ya da soğuk algınlığı
gibi enfeksiyonlara yakalanmadıkları sürece öksürmezler

Wheezing: Daralmaya bağlı olarak görülen
ıslık sesi wheezing olarak adlandırılır. Astım için
tipiktir.

Göğüs sıkışması: Daralmış hava
yollarından havayı geçirebilmek için daha fazla efor
gerektiğinden pekçok astımlı kişi göğsünden rahatsız
edici bir his ve daralma tanımlar.

Nefes darlığı: Bazı kişilerce hava
açlığı olarak tanımlanan ve sanki alınan nefes yetmiyormuş
hissini uyandıran durumdur.

Mukus üretimi: Pekçok astımlı kişide
kalın ve aşırı miktarda balgam üretimi vardır. Bu mukus
solunum yollarını tıkayarak öksürüğe neden olur.

Çoğu zaman astım bulguları geceleri ya da sabahın ilk
saatlerinde şiddetlenmektedir.

Uzun yıllardır astım ile yaşayan kişiler atakları
nelerin tetiklediğini az çok bilirler. Öte yandan bir astım
atağı çoğu zaman ortaya çıkmadan önce belirtiler verir.
Kişinin hastalığını iyi tanıması ve bu belirtilere dikkat
etmesi atak gelmeden önce önlem alabilecek zamana sahip
olmasını sağlar.

Astım tehlikeli bir hastalık
mıdır?

Astım atakları çoğu zaman hafif ya da orta şiddette
görülür ve ilaçlara kolay cevap vererek birkaç dakika ile
birkaç saat arasında düzelir. Ancak bazı ataklar rutin
ilaçlara cevap vermeyebilir ve acil müdahale gerektirebilir. Bu
tür şiddetli ve uzun süren ataklar hayati tehlike
doğurabilir.

Astımın iyi kontrol edilmesi
ne demektir?

Astım kesin tedavisi olmayan kronik bir hastalıktır. Bu
nedenle tüm tedavi girişimlerinde amaç iyi astım kontrolü
sağlamaktır. Burada kastedilen uzun süre ataksız dönem
geçmesini ve atak varlığında biran önce normale dönmesini
sağlamaktır.

İyi astım kontrolünün hedefleri şunlardır:


Wheezing öksürük ve nefes darlığının olmaması
Gece uykusunun astım atakları ile bölünmemesi
Egzersiz ve günlük aktivitelerin sorunsuz
yapılabilmesi
Atakları rahatlatan ilaçların haftada üç kereden az
kullanılmasının sağlanması


Hamilelik ve astım

Astım hamilelikte en sık karşılaşılan
sistemik kronik hastalıklardan birisidir ve tüm hamilelerin
%4-7'sinde görüldüğü kabul edilmektedir. Bununla birlikte
hayatı tehdit edecek şekilde şiddetli astım atakları çok
daha nadir olarak %0.05-2 arasında görülür. İyi kontrol
edilmediği taktirde hem anne adayında hem de bebekte ciddi
sorunlara neden olabilir. Astım daha önceden var olabileceği
gibi ilk kez hamilelik sırasında da ortaya çıkabilir.

Hamilelikte solunum sisteminde
ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler

Hamilelik dönemi tüm vücut sistemlerinde olduğu gibi solunum
sisteminde de bazı değişikliklere neden olur. Bu
değişikliklerin hemen hepsi normal kabul edilir ve vücudun
gebeliğe uyumu için gereklidir.

Özellikle son dönemlerde genel ödeme paralel olarak ve
östrojen hormonunun etkisiyle solunum yollarında da ödem ve
şişlikler olur. Bunun sonucunda burun tıkanıklığı
akıntı horlama ortaya çıkabilir.

Rahim büyüdükçe diyafram kasını yaklaşık 4 cm yukarı
iter ve göğüs çapı artar. Progesteron hormonu ise akciğer
kapasiteleri üzerinde değişikliğe neden olur. Buna bağlı
olarak hamile bir kadın daha hızlı soluk alıp verir ve
kandaki oksijen ve karbondioksit oranları değişir.

Tüm bu değişimler hamile kadınlarda daha kolay ve
şiddetli solunum yetmezliği ortaya çıkmasına zemin
hazırlar.

Gebeliğin astım üzerindeki
etkileri

Astım gebelik döneminde değişken bir seyir izler. Genel
olarak hastaların 1/3'ünde hastalığın seyrinde düzelme
1/3'ünde kötüleşme saptanırken kalan üçtebirlik
kısımda herhangi bir değişiklik gözlenmez.

Hastalık genelde gebeliğin son dönemlerinde düzelme
eğilimi gösterir ve akut atakların sıklığı azalır. Bunun
nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte progesteron hormonundaki
değişimlerin neden olduğu düşünülmektedir.

Akut ataklar en sık gebeliğin 24. haftaları civarında
görülürken ortaya çıkan değişimler doğumdan 3 ay kadar
sonra gebelik öncesi haline döner.

Genel olarak eğer astım hamilelikten önce kötü ve
şiddetli ise hamilelik sırasında daha da şiddetleneceği
öngörülebilir. İkinci ya da daha sonraki hamileliklerini
yaşayanlarda ise ilk hamilelikte ortaya çıkan değişikliklere
benzer değişimler beklenmelidir.

İlginç olarak kız bebek bekleyenlerde astımın
şiddetlendiği ileri sürülmektedir.

Astımın gebelik üzerindeki
etkileri

Astımın gebe kadın ve karnındaki bebeği üzerindeki etkileri
değişkendir. İyi kontrol edilen bir astım varlığında hem
anne adayı hem de bebekte sorun çıkma olasılığı oldukça
düşüktür. Öte yandan iyi kontrol edilmeyen olgularda ortaya
çıkan istenmeyen etkilerin altında yatan temel sebep yan
etkilerinden çekinerek yetersiz ilaç kullanılmasıdır. Bu
oldukça yanlış bir yaklaşımdır çünkü astım ilaçları
gebelikte güvenli olarak kabul edilen maddelerdir.

İyi kontrol edilemeyen astım anne adayında


bulantı ve kusmalarda
Vajinal kanama görülme sıklığında
Gebeliğe bağlı hipertansiyon görülme riskinde
Anne ölümlerinde


artışa neden olabilir.

Bebeklerde ise


Erken doğum
Büyüme liği
Düşük doğum ağırlığı
Kronik hipoksi (oksijen yetersizliği)
Anne karnında ölüme


neden olabilmektedir.

Tedavi

Astımlı bir hamilelinin tedavisi hamile
olmayanlardan çok farklı değildir ve genelde aynı tür
ilaçlar kullanılır. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların
gebelik ve bebek üzerinde zararlı etkileri gösterilmemiştir
ve bu nedenle güvenli olarak kabul edilirler. Asıl korkulması
gereken kontrol edilemeyen astımın neden olduğu bebekteki
zararlı etkilerdir.

Astım tedavisinde amaç en iyi solunum fonksiyonuna ulaşarak
ataksız bir dönem sağlamaktır. Tedavide genel prensipler ise
mümkün olan en az sayıdaki ilacın kullanılması optimal
solunum fonksiyonunun sağlanması havayolu iritanlarından
kaçınılması astımı alevlendiren üst solunum yolu
enfeksiyonları sinüzit ve reflünün tedavi edilmesidir.

Gebelerde astım tedavisinin amacı hipoksi yani oskijen
azlığına neden olan atakların önlenmesi ve ideal solunum
fonksiyonunun sağlanarak bu hipoksinin bebeğin gelişimi
üzerindeki olumsuz etkilerinin engellenmesidir.

Tedavide belki de en önemli faktör hasta eğitimi ve
bilinçlendirmedir. Öte yandan hastalığın ve gebeliğin
solunum sisteminde neden olduğu değişimler sık aralıklarla
yapılacak olan solunum fonksiyon testleri ile
değerlendirilmeli hastaya göre tadavi dozu ve şeması
belirlenmelidir. Doktorunuza haber vermeden ilaç dozlarını
değiştirmeniz olumsuz etkilerin ortaya çıkma riskini
arttıracaktır.

Astım ataklarını tetikleyen ev tozu küf mantar evcil
hayvanlar sigara dumanı kirli hava kokular yiyecek katkı
maddeleri gibi alerjenlerden kaçınmak ilaç gereksinimini de en
alt düzeye indirecektir.

Gebe kalmayı planlayan bir kadında ise önceden astım
kontrol altına alınmalıdır.

Bebekte astım ortaya çıkması

Astım hastası anne adaylarının en büyük endişelerinden
birisi de bebeklerind ede bu hastalığın ortaya çıkma
olasılığıdır. Yapılan araştırmalar astımlı annelerden
dünyaya gelen bebeklerin 'sinde bu hastalığın
görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu oran genel
popülasyonda görülen oranın çok üzerindedir. Ancak anne
sütü ile besleme alerjen faktörlerden kaçınma bebeğin
bulunduğu ortamda sigara içmeme gibi basit önlemler bu
oranların azaltılmasında yardımcı olabilmektedir.

*

KAYNAKLAR


Anderson HR Butland BK Strachan DP. Trends in
prevalance and severity of childhood asthma. Br Med J
1994; 308: 1600-1604.
Hernandez E Angell CS Johnson JWC. Asthma in
pregnancy-current concepts. Obstet Gynecol 1980; 55:
739-744
Ortega CD Busse W. Spesific problems-asthma in pregnancy
and menses. Manuel of Asthma Management'da Ed. O'Bryne
PM Thompson NC. Londra WB Saunders 1995; 653-671.
Schatz M. Asthma during pregnancy: interrelationships and
management. Ann Allergy 1992; 68: 123-133.
Tetikkurt C. Asthma in pregnancy. CerrahpaÅŸa J Med
2001; 32 (1): 60-67
White RJ Coutts I Gibbs CJ MacIntyre C. A prospective
study of asthma during pregnancy and the puerperium.
Respir Med 1989; 83: 103-106.


*


[/b]

Kaynak: Dr.Alper Mumcu