Genel Anestezi

[/b]
Yazan: Dr.alper mumcu Tarih:Genel anestezi ya da halk arasında yaygın ama yanlış
kullanılışı ile narkoz pekçok insanda korku ve endişe
yaratan bir kavramdır. Ameliyatın yarattığı stress bir yana
genel anestezi alacak olmak ve buna bağlı olarak "ya
uyurda uyanamazsam endişesi" sadece sezaryen ile doğum
yapacak olan anne adaylarını değil ameliyat planlanan tüm
insanları rahatsız eder.

Anetezi genel tanım olarak ağrının ortadan kaldırılması
anlamına gelir. İki tür anestezi vardır: Genel anestezi ve
bölgesel anestezi. Bölgesel anestezi ufak bir dikiş atılması
için sadece o bölgeyi uyuşturan lokal anestezi ya da belirli
bir vücut bölgesindeki ağrı hissini ortadan kaldıran
epidural ve spinal anestezi şeklinde uygulanabilir.

Dünya üzerinde tüm ameliyatlar için en sık uygulanan
anestezi türü genel anestezidir. Ancak sezaryen açısından
baktığımızda Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere
gelişmiş ülkelerin çoğunda en sık tercih edilen anestezi
şekli epidural ve spinal anestezidir.

Epidural anestezinin ülkemizde yaygın şekilde
kullanılmamasının nedeni konu ile ilgilenen anesteziyolog
sayısınn fazla olmaması bu anestezi şeklini uygulamak için
özel eğitim ve tecrübe gerekmesi ve cerrahlar ile
anesteziyologların yerleşmiş alışkanlıklarıdır. Ancak
bilimsel açıdıan bakıldığında acil olmayan sezaryenlerde
genel anestezi en son tercih edilmesi gereken yöntem
olmalıdır.

Genel anestezi nedir?

Genel anestezi çok basit tanımıyla dışarıdan verilen
ilaçlar yardımıyla bilinç durumunun ortadan
kaldırılmasıdır. Tek bir tür genel anestezi yoktur.
Uygulanacak olan cerrahi girişimin türüne ve süresine göre
değişik aşamalarda genel anestezi uygulanabilir. Ancak tüm
uygulamalarda ortak olan nokta hastanın bilincinin kapalı
olması ve uyku halinde bulunmasıdır.

Genel anestezi nesıl
uygulanır?

Genel anestezi yaygın inanışın aksine ağız
ve burundan solutulan gazlar ile uygulanmaz. Bu tür yöntemler
olsa da günümüzde uygulanan modern anestezi tekniklerinde
damardan verilen ilaçlar ile hasta uyutulur ve tüm ameliyat
boyunca anestezi cihazı ve anestezi uzmanı ile teknisyenlerinin
kontrolü altında sürdürülür.

Anesteziye başlamadan önce damar yolu
açılıp sıvı verilmeye başlanır. Bu sırada göğüs
üzerine yerleştirilen transducerler yardımı ile sürekli
olarak kalp elektrosu içekilir ve monitörde izlenir. Diğer
kola tansiyon aleti bağlanırken parmak ucuna kandaki oksijen
miktarını ölçen bir cihaz takılır.

Daha sonra anestezi uzmanı ve teknisyeni gerekli
hazırlıklarını yaparlar ağız ve burnunu kapatan bir maske
yardımı ile hastaya 0'lük oksijen solutulur ve takiben
serum setinden merkezi sinir sistemini bloke eden anestezik
ilacı enjekte ederler. Bu aşamada hasta birkaç saniye içinde
uyku durumuna geçer.

Anestezi indüksiyonu adı verilen bu aşamadan sonra genel
anestesinin belki de en önemli aşaması olan hastanın
ağızından soluk borusuna tüp yerleştirilmesidir.
Endotrakeal tüp adı verilen bu gereç kısa bir hortuma benzer.
Entübasyon adı verilen bu işlem de tamamlandıktan sonra
hastanın solunumu tamamen anestezi uzmanının kontrolü altına
geçer. Anestezi cihazı tarafından tüm ameliyat boyunca
hastaya oksijen ve bunun yanısıra anesteziyi sağlayan gazlar
solutulur.

Hastaya daha sonra ameliyatın seyrine
göre salgı azaltıcı kas gevşetici mide asidi giderici gibi
pekçok değişik ilaçlar damar yolu ile verilir. Bu ilaçlar
hastanın tüm bilinç ve refleks fonksiyonlarını ortadan
kadırır. Ameliyatın seyri sırasında kas gevşetici ilaçlar
hasta tarafından yıkıldığında eğer gerek olursa yeniden
verilebilir.

Ameliyat sona erdiğinde anestezik gazların verilmesi kesilir
ve kas gevşetici ilaçların etkisini ortadan kaldıran ilaçlar
enjekte edilir. Kısa sürede hastanın refleksleri döner
ve kendi kendine solumaya başlar. Bu aşamada endotrekeal tüp
çıkartılır. Hastanın bilincinin açıldığı
reflekslerinin döndüğü ağrılı uyaranlar ve sorulara
cevap verdiği görüldükten sonra ayılma odasına alınır ve
burada tamamen kendine gelene kadar izlendikten sonra odasına
gönderilir.

Tüm anestezi süresi boyunca hastanın kalp atım hızı
elektrosu tansiyonu kandaki oksijen ve karbondioksit miktarı
solunum sayısı ve hacmi gibi yaşamsal belirtiler sürekli
olarak izlenir ve gerekli müdahalalerde bulunulur.

Genel anesteszinin avantajları

Sezaryende genel anestezinin epidural anesteziye karşı en
önemli üstünlüğü çok kısa zaman içinde
uygulanabilmesidir. epidural anestezide nir ön hazırlık
gereklidir. İdeal bir uygulamada ani tansiyon düşüklüğünü
engellemek için epidural kateter takılmadan önce yaklaşık 1
litre sıvı verilerek damar yatağı doldurulur. Genel anestezi
de ise böyle bir gereklilik yoktur. Öte yandan yine genel
anestezide tansiyon kontrolü daha rahat ve kolay
sağlanabilmektedir. Bir başka avantajı da solunum
kontrolünün daha kolay olmasıdır. Ancak bu avantajlar çok
ciddi öneme sahip değildir ve genel anesteziyi epidurale daha
üstün hale getirmez. Genel anestezi sezaryen operasyonlarında
ancak acil bir durum varsa ilk tercih edilecek anestezi şekli
olmalıdır.

Acil durumların yanısıra anne adayında epidural anestezi
yapılmasına engel tıbbi bir durum varsa da genel anestezi
tercih edilir. Bu durumlar arasında kanama ve pıhtılaşma
bozuklukları nörolojik problem varlığı ve epidural
kateterin uygulanacağı bölgede enfeksiyon olması
sayılabilir.

Genel anestezinin
dezavantajları

Sezaryen sırasında genel anestezinin en önemli dezavantajı
ise annenin bilinci kapalı olduğu için doğuma
katılamamasıdır. Bir başka dezavantajı da ameliyat sonrası
ağrı kontrolünün daha zor olması nedeni ile daha fazla
ağrı hissedilebilmesidir. Ameliyat sonrası ağrıyı gidermek
için hasta kontrollü ağrı pompası takılması son derece
etkili bir uygulamadır. Hasta ağrı hissettiği anda serumuna
bağlı bir cihazın düğmesine basarak ağrı kesici almakta ve
bu sayede ameliyat sonrası dönemi son derece konforlu olarak
geçirmektedir. Bu teknolojik cihazlar son derece güvenli olup
hasta ne kadar çok düğmeye basarsa bassın ayarlandığı
maksimum dozadan fazlasını vermemektedir.

Genel anestezi bazı riskleri de bereberinde taşır. Bu
risklerden önemlisi aspirasyondur. Aspirasyon mide içeriğinin
solunum yolları ve akciğerlere kaçmasıdır. Genel anestezi
sırasında tüm kaslar ve refleksler durduğu için mide
içeriği gırtlağa kadar gelip buradan solunum yollarına
kaçabilir. Asidik yapıdaki mide sıvısı solunum yolları ve
akciğerler için oldukça zararlıdır. Böyle bir durumda
kimyasal pnömoni gelişerek hayatı tehtid eden durumlara neden
olabilir. Yine mide içinde bulunan cisimler solunum yollarında
tıkanıklığa neden olabilir. Bu risk nedeni ile genel anestezi
almadan önce en az 6 saat öncesinden yeme-içmeyi kesmeniz
gereklidir.

Genel anestezide karşılaşılaşılabilecek bir başka sorun
da entübasyonun zor olmasıdır. Kişinin çene yapısı ve
benzeri faktörler tüpün yerleştirilmesini ve hastanın
ameliyat sırasında solunumunun kontrol edilmesini
zorlaştırabilir.

Tüm bu riskler son derece düşüktür ve anestezi
uzmanlarının tecribesi ve ellerindeki ilaçlar ile kolaylıkla
üstesinden gelinebilir.

Anne adaylarını ürküten bir başka nokta da kendileri
genel anestezi aldıklarında bebeklerinin de bundan
etkileneceği korkusudur. Eski tip anestezi ilaçlarının
plasentadan bebeğe geçerek depresyon ve uyku haline neden
olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle genel anestezi ile
yapılan sezaryenlerde eskiden tüm hazırlıklar anne adayı
daha uyutulmadan önce yapılmaktaydı. Anne adayı ameliyat
masasına yatırıldıktan sonra sondası takılıp antiseptik
solüsyonlar ile boyanır steril örtüler ile örtülür ve
daha sonra uyutularak ameliyata başlanırdı. Ancak bu
uygulamada da ameliyata başlamadan önce anestezi uzmanının
entübasyonu tamamlaması gerekir ki bu da yaklaşık 1-2 dakika
almaktadır. Günümüzün modern ilaçlarının ise bebeğe
geçme riski son derece azdır ve hazırlıkların önceden
yapılması gerekli değildir.

Kendi uygulamalarımızda anne adayı uyuduktan sonra sonda
takılıp boyanmakta ve gereksiz yere ağrı duyması ve fazladan
strese girmesi engellenmektedir. Tüm işlemler anne adayı
uyuduktan sonra yapıldığı için bu hazrılıkların neden
olduğu rahatsızlıklar yaşanmamakta ve anne konforundan ödün
verilmemektedir.

Sonuç olarak genel anestezi sezaryen operasyonlarında sadece
acil durumlar ve epidural uygulanmasına engel tıbbi bir durum
varlığında tercih edilmelidir. Ülkemizde ise maalesef
sezaryenlerin buyuk bir kısmı hem pekçok özel hem de devlet
hastanesinde genel anestezi ile yapılmaktadır.

[/b]

Kaynak: Dr.Alper Mumcu