Hamilelikte sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonu

[/b]

Sitomegalovirüs (Cytomegalovirus CMV) herpes ailesinden bir
virüstür. Bu aileye dahil olan diğer virüsler uçuğa neden
olan herpes simplleks virüsü ile su çiçeğine neden olan
virüstür.

Tüm coğrafi bölgelerde bulunan bu virüsün neden olduğu
enfeksiyon en sık karşılaşılan enfeksiyonlardan birisidir.
Amerika Birleşik Devletlerinden her 100 kişiden 50 ile 85'inin
40 yaşına gelinceye kadar bu virüsle temas edip enfekte
olduğu tahmin edilmektedir.

CMV aynı zamanda anneden karnındaki bebeğe bulaşan
enfeksiyonlar arasında da en sık karşılaşılanlardan
birisidir. Amerika Birleşik Devletlerinde doğan her 100
bebekten 1'inde CMV enfeksiyonu görüldüğü ve CMV'nin en sık
karşılaşılan konjenital enfeksiyon olduğu kabul
edilmektedir.

Gelişmekte olan ülkelerde ve düşük sosyoekonomik düzeye
sahip toplumlarda daha sık görülür.

CMV enfeksiyonları primer (ilk kez geçirilen) ya da
rekürren (tekrarlayan) enfeksiyonlar şeklinde görülebilir.

Kişi enfeksiyona yakalanıp akut dönemi atlattıktan sonra
tüm herpes grubunda olduğu gibi virüs vücutta herhangi bir
bölgede yerleşir ve yıllarca sessiz kalır. Buna karşılık
hastalığın tekrarlaması son derece nadirdir ve genellikle
ilaç kullanımı ya da sistemik hastalık nedeni ile (AIDS gibi)
bağışıklık sisteminin ileri derecede baskılandığı
durumlarda yeniden aktive olur. İnsanların büyük kısmında
sorun yaratmadığı için CMV enfeksiyonları önemli
hastalıklar grubuna dahil edilmez.

Öte yandan hastalığın ciddi etkiler ortaya koyabileceği
bazı risk grupları vardır. Bunlar:


Annesinde aktif enfeksiyon olan doğmamış bebekler
Çocukların yoğun olarak bulunduğu kreş okul gibi
yerlerde çalışan kadınlar
Organ nakil hastaları ya da AIDS hastaları gibi
bağışıklık sisteminin ileri derecede
baskılandığı kişiler


Bulaşma yolları

CMV enfeksiyonları çocuklar da dahil olmak
üzere her yaştan kişiyi etkileyebilir. Genelde çocuklardan
yetişkinlere bulaşan bu virüs idrar tükrük gözyaşı
semen ve süt gibi vücut sıvılarında da bulunduğundan direkt
temas yolu ile yayılır. Semende ve vajinal sıvılarda da
bulunduğundan cinsel ilişki ile de bulaşması olasıdır. Çok
nadiren kan nakli sırasında da bulaşma gerçekleşebilir.
Önemli bulaşma yollarından biri de hamile bir kadından
karnındaki bebeğe bulaşmasıdır.

Enfeksiyon geçirildikten sonra bağışıklık cevabı
oluşur ancak bu cevap tam bir cevap değildir ve suçiçeği
kabakulak gibi diğer pek virüs enfeksiyonundan farklı olarak
birkez enfeksiyonu geçirmek yeniden geçirilmeyeceği
garantisini vermez. Ancak burada farklı olarak aynı virüsle
yeniden karşılaşıldığında yeni bir enfeksiyon olmaz.
Kişide var olan ve sessiz (latent) bekleyen enfeksiyon aktif
hale gelebilir.

Bulaşmada temel yol vücut sıvıları ile direkt temastır.
Bu temas ile alınan virus ağız ya da burun mukozasına girer
ise hastalık bulaşır. Bu nedenle enfekte olduğundan şüphe
edilen kişilerin vücut sıvıları ile temas ettikten sonra
elleri yıkamak bulaşmayı büyük ölçüde önler. Örneğin
bir çocuğun alt bezini değiştirdikten sonra elleri iyice
yıkamak çok etkili bir korunma yöntemidir.

Belirtileri

CMV enfeksiyonları genelde herhangi özgün bir belirti vermeden
geçirilir. Çoğu zaman kişi herhangi bir enfeksiyon
geçirdiğini anlamaz. En sık karşılaşılan yakınmalar üst
solunum yolu enfeksiyonlarına benzer. Boğaz ağrısı hafif
ateş yaygın kas ve eklem ağrısı ile halsizliktir. AIDS gibi
bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ise görme
bozukluğu gibi ciddi etkiler ortaya çıkabilir.

Tanı

CMV tanısı kanda yapılan serolojik testler ile konur. Kanda
CMV'ye karşı oluşmuş antikorların varlığı aranır. Akut
aktif enfeksiyonu düşündüren antikorların varlığında ise
seri incelemeler yapılarak artış olup olmadığı incelenir.
Kanda immmunglobulin G (IgG) varlığı ise daha önceden virüs
ile karşılaşıldığı ve bağışıklık oluştuğu anlamına
gelir. Ancak bu değerlerdeki 4 katlık artış da enfeksiyon
tanısı koydurur.

Gebelikte primer CMV enfeksiyonu

Anne adayında primer CMV enfeksiyonunun görülme olasılığı
%0.4-0.7 arasındadır. Anneden bebeğe geçiş ise değişik
çalışmalarda $-75 arasında olup ortalama @ olarak kabul
edilmektedir. Hamilelik sırasında enfekte olan fetuslarda
konjenital CMV enfeksiyonu varlığından söz edilir.

Enfekte olan @ bebeğin sadece 'unda konjenital CMV
enfeksiyonuna bağlı belirtiler ortaya çıkar. Bir başka
deyişle hamilelikleri sırasında primer CMV enfeksiyonu
geçiren her 100 anne adayından sadece 4'ünün bebeğinde
problem görülürken 36'sında doğum anında sorun yaşanmaz. .

Etkilenmiş yenidoğanda genel bir enfeksiyon vardır. En sık
etkilenen organlar beyin gözler karaciğer dalak kan ve
deridir. Beyinde kalsifikasyonlar kafanın normalden küçük
olması (mikrosefali) karaciğer ve dalakta büyüme sık
karşılaşılan bulgulardır. Bu bebekler destekleyici
tedavilerle yaşamlarını sürdürürler ancak €-90'ında
yaşamlarının ilk yılları içinde uzun dönem etkiler ortaya
çıkar.

Uzun dönem etkileri arasında ise işitme kaybı zeka
liği gelişme liği ve görme bozuklukları
sayılabilir.

Doğum sırasında bulguların görülmediği  bebeğin
(yukarıdaki örnekteki 36 bebek) ise -15'inde uzun dönem
etkiler ortaya çıkabilir.

Gebelikte tekrarlayan enfeksiyon

Gebelikte tekrarlayan CMV enfeksiyonu görülme
olasılığı primer enfeksiyon görülme olasılığından çok
daha fazladır ve %1-14 arasında karşılaşılır. Buna
karşılık rekürren enfeksiyonların bebekte konjenital
enfeksiyona yol açma riski çok daha düşük olup %0.2-2
arasında değişmektedir. Buna paralel olarak konjenital CMV
enfeksiyonu olan bebeklerin de sedece %1'inde bulgular ortaya
çıkar. Ancak primer enfeksiyonda da söz konusu olan -15'lik
uzun dönem etki riski tekrarlayan enfeksiyonlarda da mevcuttur.

Anne adayından bebeğe CMV bulaşma riski konusunda gebelik
yaşının herhangi bir belirleyici değeri yoktur. Ancak 20.
haftadan önce olan bulaşmalarda problem ortaya çıkma riski
daha yüksektir.

Hamilelikte CMV'nin tedavisi var
mıdır?

Ne yazık ki pekçok viral enfeksiyonda olduğu gibi hamilelik
sırasında ya da diğer zamanlarda ortaya çıkan CMV
enfeksiyonlarında da etkili bir tedavi seçeneği yoktur. Bazı
antiviral ajanlar denenmekle birlikte bu ajanların etkinliği
halen tartışmalıdır.

Korunma yolları

Tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi CMV enfeksiyonlarından
korunmanın da en etkili yolu uygun kişisel hijyendir. Bebeğin
alt bezinin değiştirilmesi gibi herhangi bir vücut sıvısı
ile temas edildiğinde eller mutlaka sabun ile yıkanmadan önce
ağıza götürülmemelidir. Bu en etkili korunma yöntemidir.

Özetlemek gerekirse CMV enfeksiyonları çok sık
karşılaşılan enfeksiyonlar olmakla birlikte hamilelikte son
derece nadir görüldüklerinden ciddi bir risk yaratmazlar.
Bununla birlikte virüsle ilk kez hamilelikleri sırasında
karşılaşan kadınların bebeklerinde düşük de olsa
potansiyel risk mevcuttur. Daha önceden enfeksiyonu geçirmiş
olan kadınlarda ise enfeksiyonun yeniden aktive olması
durumunda bu risk ihmal edilecek kadar azalmaktadır. .

Gebelikten önce ya da gebelik sırasında anne adayında
yapılacak olan CMV'ye yönelik antikor taramasının gerekli
olup olmadığı tartışmalıdır. Ancak kişisel görüşüm bu
testin yapılması yönündedir. Test yapılıp anne adayının
daha önceden bu enfeksiyonu geçirdiği saptandığında
hamilelik sırasında yeniden enfeksiyon ortaya çıkması
durumunda bunun tekrarlayan enfeksiyon olduğu
anlaşılacağından bebeğin zarar görme olasılığının son
derece düşük olduğu kararına ancak bu şekilde varılabilir.


*

[/b]

Kaynak: Dr.Alper Mumcu