insan beyni, ince, uzun bir sap üzerinde açmış, çok hassas bir çiçeğe benzetilebilir. Sapın en üstteki yaklaşık 7.5 santimlik bölümü, kafatasının içindedir. "Beyin kökü" diye bilinen bu bölümün çevresinde beynin iki yarıküresi yer alır. Omurilik, beyin kökünün, kafatası dışındaki uzantısıdır.
Nemli, pembemsi gri renkli bir görünümü olan insan beyni, yaklaşık birbuçuk kilo ağırlığında ve bir greyfurt büyüklüğündedir. Şok emici bir sıvı onu darbelere karşı korur. Son derece sert dış muhafazası da koruyucu unsurlarından biridir. Çevresi, kafatası denilen bir kemikle kaplıdır.
insan beyni, çoğu zaman kompütürlerle kıyaslanır. Oysa, erişkin bir insan beyni, bugüne dek yapılan tüm bilgisayarlardan çok daha mükemmeldir. Bir kompütür, 36 basamaklı bir sayının 4 milyonuncu çarpımını bir saniye içinde hesaplayabilir. Ama biyokompütür denilen insan beyni, pek çok alanda, yarattığı kompütürlere oranla çok daha beceriklidir.
Beynin ilginç yönlerinden biri, büyüklüğünün zekâ ile hiç ilgisiz oluşudur. Ünlü Fransız yazarı Anatole France'ın beyni, ortalama insan beyninden çok küçüktü, ama bu durumu onun büyük bir düşünür, büyük bir bilgin olmasını engellemedi. Bugüne kadar rastlanan insan beyinleri içinde en büyük olanı, doğuştan geri zekâlı birine aittir.