![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 5.820
|
Kan Dolaşımı Dolaşım sisteminin temel görevi, dokulara oksijen ve başta glikoz olmak üzere besin maddeleri götürmek ve yapım yıkım işlemleri sonunda hücrelerde oluşan karbondioksit ve diğer artık maddeleri alıp taşımaktır.
Dolaşım sisteminin en önemli parçası kalptir. Kaslardan yapılmış bir pompa olan kalbimiz, oksijen yüklü kanı, atardamar denilen kalın duvarlı damarlar içinde hareket ettirir. Bu kalın duvarlı atardamarlar, daha sonra daha küçük kanallara ayrılırlar. "Artergol" denilen bu ince atardamarların duvarlarında bulunan kas hücreleri, açılıp kapanarak, içinden geçen kanın akmasını sağlar. Artergoller de kendi aralarında çok daha ince damarcıklara bö'ünürler. Kılcal damar adı verilen bu çok ince tüplerin çapları 0.006 milimetredir. Vücudumuzdaki bütün kılcal da-marların toplam yüzeyi, 6 bin metrekaredir. Kan ile dokular arasındaki oksijen besin artık maddeler, karbondioksit alışverişi, bu olağanüstü yü-zeylerde gerçekleşir. Kanın rengi, içindeki oksijeni boşalttıkça koyulaşır. Oksijenini yitirmiş kan, kılcal damarlardan toplardamarlara doğru akar. Toplardamarlar da kanı yeniden kalbe götü ür. Toplardamarların duvarlarına :r yer yerleşmiş bulunan kapakçık.~r, kalbe doğru giden kirli kanın yeniden dokulara doğru akmasını önler. Kalp, kendisine ulaşan kirli kanı akciğer atardamarları aracılığı ile akciğerlerin kılcal damarlarına pompalar. Burada, kanın karbondioksit yükü, solukla birlikte dışarı verilir ve kan yeniden oksijen yüklenir. Böylece temizlenen kan, akciğer toplardamarlarıyla kalbe gönderilir. Kan, artık, vücut içinde yapacağı yeni bir tura hazırdır. Dolaşım sistemi, oldukça çalışkandır. Dinlenme sırasında, insan vücudunda kan dakikada beş litrelik bir hızla dolaşır. Ancak hareket halinde, bu miktar dakikada 25 litreyi bulur, bazen de aşar. Hesaplar, ortalama bir insan ömründe, 500 milyon litre kanın vücut içinde pompalandığını göstermiştir. Kanın vücut içindeki dağılımı eşit ve sabit değildir. Çünkü her dokunun kan gereksinimi bir başkasmınkiyle aynı değildir. Normal koşullar altında, kalp debisinin yüzde 28'i karacigere, yüzde 24'ü böbreklere, yüzde 15'i iskelet kaslarına, yüzde 14'ü beyne ve yüzde 5'i de kalbe gider. Ne var ki, bunlar ortalama rakamlardır. Atardamarlar üzerindeki sinirsel uyarılar sonunda, vücudun belirli bir dokusuna, her zamankinden farklı miktarlarda kan gidebilir, örneğin, beden eğitimi sırasında, kalp debisinin büyük bir bölümü gerekli "yakıt" ihtiyacını karşılamak üzere iskelet kaslarına gönderilir. Aynı anda, deriye giden kan akışı da hızlanmıştır. Zira, vücudun ürettiği aşırı ısının atmosfere yansıtılması gerekir. Koştuğumuz, ya da çok hareketli oyunlar oynadığımız zaman, yüzümüzün kızarmasının nedeni de budur. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|