![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 5.820
|
Abo Sistemi Kanın ana öğeleri sıvı plazma ile içindeki milyarlarca alyuvar ve akyuvardır. Kanı gruplandırmada önemli olanlar ise yalnızca alyuvarlar ve plazmadır.
Kan grupları ile ilgili en önemli bulgu, Viyanalı bilim adamı Kari Landsteiner tarafından keşfedildi. Landsteiner, bir insandan alman alyuvarların, bir başkasından alınan serumla karıştırıldığında, her zaman olmasa bile, bazen üstüste yığılarak kümeleştiklerini gördü. Serum, kanın pıhtılaşması sırasında ortaya çıkan duru sıvıdır. Bir başka deyişle, serum, içinde pıhtılaşmaya yol açan kimyasal maddeler bulunmayan plazmadır. Aglütinasyon denilen bu kümeleşmenin nedeni, alyuvarların yüzeylerinde ve plazmada birbirleriyle tepkimeye giren bazı kimyasal maddelerin olmasıdır. Her alyuvarın üzerinde ince bir kabuk vardır. Bu kabuktaki kimyasal maddeler, kişiden kişiye değişir. Bu maddelerden en önemli ikisi A ve B antigenleridir. Bu maddelerin bulunup bulunmamasına, bize ana-baba-dan geçen bir özelliktir. A antigenine sahip insanlar, yalnızca A kan grubundan olanlardır. Yalnızca B anti¬genine sahip olanlar da B kan grubundandırlar. Çok az sayıda insanda hem A, hem de B antigeni görülür. Bu insanlar da AB kan grubundandırlar. Bunlardan biraz daha fazla insanda da ne A, ne de B antigeni vardır. Bunların kan grubu ise O'dır. Kan grupları, kişiden alınacak bir ölçek kanın plazma ya da serumun bilinen türleriyle tepkimeye sokulmasıyla saptanır. Plazmadaki antikorlar, hastalık taşıyan mikroplar gibi herhangi bir yabancı cisme saldırarak onları yok etmeye hazırdırlar. Aynı şekilde, değişik bir tür proteinlerden yapılmış olan ve kana giren maddelere de saldırırlar. İşte bu nedenledir ki, nakledilen bazı organları, bünye reddeder. Vücut, nakledilen organı "yabancı bir istilacı" olarak görür ve ona karşı koyar. Plazmadaki bazı belirli antikorlarda alyuvarların üzerindeki antigenkre tepki gösterirler. Bu maddeler, Anti-A ve Anti-B antikorları olarak bilinirler. Kuşkusuz, hiç kimsenin kanında, kendi kanına karşı antikor olamaz. Çünkü antigenantikor savaşımı yalnızca alyuvarları kümeleştirmekle kalmaz, onların tamamen yok olmasına da yol açar. Bu nedenle kan grubu A olan insanların plazmalarında, yalnızca Anti-B antikorları vardır. Aynı şekilde, B kan grubunda olan insanlarda sadece Anti-A antikorları görülür. Kan grubu AB olanlarda ise iki antikor da yoktur. O kan grubuna bağlı insanların plazmasında ise hem Anti-A, hem de Anti-B antikorları bulunur. ABO sistemi, ilk kez 1900-1902 yıllan arasında Kari Landsteiner tarafından tanımlandı. Sistemin kan nakillerinde çok büyük bir önemi vardır. Eğer bir insana yanlış gruptan kan verilirse, antigen antikor tepkimesi sonunda çok sayıda alyuvar yok edilir ve o insan ölür. Kan grubu AB olan insanlar, nakledilen kana saldıracak bir antikora sahip olmadıklarından, herkesten kan alabilirler, fakat ancak kendi kan grubundan olanlara kan verebilirler. Kan grubu O olan bir insan ise, plazmasında hem Anti-A, hem de Anti-B antikoru bulunduğundan yalnızca kendi grubundan kan alabilir, ancak kanını her gruptan insana verebilir. Bu nedenle eğer kan verilecek hastanın kan grubu bilinmiyorsa ve saptanacak zaman da yoksa, vakit geçirmemek için O grubu kan verilir |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|