![]() |
|
|||||||
| Vücudumuz Vücüdumuz Hakkında Sağlıksal Bilgiler Bulunmaktadır |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 5.674
|
Rhesus sistemini de yine Landsteiner, 1940 yılında, Rhesus maymunlarıyla yaptığı deneylerle buldu. Bu sistem de, alyuvarlarda bazı maddelerin ya da etkenlerin bulunup bulunmadığını saptar. Aslında, altı etken vardır. Fakat "D" olarak kodlanan etken, içlerinde en önemlisidir. Çoğunlukla insanlarda bu etken bulunur ye bu kişiler, Rhesus pozitif ya da Rh + olarak bilinirler. Fakat dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15'inde bu etken yoktur. Böylelerine de Rhetsus negatif ya da Rh- denir. İnsan kanında doğuştan anti-Rh antikoru yoktur. Ama eğer Rh- bir insanın sistemine Rh + kan girerse, bu "yabancı" D faktörüne karşı antikorların üretilmesi için bir uyarı yapılmış olur. Böylelikle üre-yen antikorlar da daha sonra verilen alyuvarları tahrip eder.
Ancak bu tepkime oldukça yavaş gerçekleşir ve Rh- bir insana verilecek Rh + kan her zaman fazla sorun ya-ratmaz. Ancak aynı kişiye ikinci kez Rh + kan verilirse, anti-Rh antikorlarının yabancı alyuvarları yok etmesi sözkonusu olabilir. Rhesus etkisi, özellikle gebelik sırasında önem kazanır. Rh- bir kadınla, Rh + bir erkeğin çocuklarının bazıları ya da hepsi etkeni babalarından alabilirler. Gerçi gebelik sırasında çocuğun Rh+ kanı, annenin Rh- kanına karışmaz ama, doğum sırasında bir kanama olabilir ve bebeğin kanından bir parça, annenin kanına geçebilir. O zaman annenin kanı, Rhesus etkenine karşı antikorlar oluşturabilir. Bu antikorlar da birkaç ay sonra ortadan kaybolacaktır ama anne duyarlı duruma gelecektir, yani dolaşım sistemine girebilecek her Rh + hücreden sonra anti-Rh antikorların üretimi ken-diliğinden başlayacaktır. Bunun sonucu, ikinci ya da daha sonraki gebeliklerde kendisini göste-. rir. Eğer bebek Rh + ise, anne rahimdeki bebeğin varlığına tepki göstererek daha çok antikor üretecek ve bu antikorlar da bebeğe geçerek onun alyuvarlarını yok edecektir. Bu durumda çocuk ya doğar, ya da doğum sırasında anemiye ya da sarılığa bağlı kalp yetersizliğinden ölür. Doğan bebeklerin ömrü de birkaç ayı geçmez. Parçalanan alyuvarlar, özellikle bebeğin sinir sistemini büyük ölçüde etkileyecek olan sarı renkli zehirli bir boya salgılayacaklarından, nadiren yaşamayı başaran çocukların beyinleri hasarlı olacaktır. Bu sorun, bebeğin kanının kademeli olarak değiştirilmesiyle çözülebilir. Her defasında birkaç mililitre kan verilerek bebeğin kanı, Rh- kanla değiştirilir. Bu yöntemle, bu durumdaki bebeklerden yüzde 95'i kurtarılmıştır. Rh uyumsuzluğundan kaynaklanan bu hastalığa, tıp dilinde yeni doğanın hemolitik hastalığı denir. Aslında erkeklerin yüzde 85'i Rh pozitiftir ve onların eşlerinin yüzde 15'i de Rh negatiftir. Ama bu durumdan her 200 bebekten sadece biri etkilenir. Bunun nedeni, Rh- bebeklerin bu tehlike ile karşı karşıya olmamaları, kadınların da genellikle Rh antikorları üretmemeleri, ya da ilk iki üç doğumdan sonra üretmeleri veya antikor tepkimesinin çok hafif geçiştirilmesidir. Son zamanlarda, anti-Rh antiko-rundan geliştirilen bir aşıyla, bu tehlike daha da azaltılmıştır. Bu aşı aslında Rh bağışıklı globülin olarak bilinen bir proteindir. Rh + bir bebeği doğurduktan sonraki 72 saat içinde anneye uygulanırsa, kanına karışmış olabilecek tüm Rh+ hücreleri yok ederek onu duyarlıktan korur. Aşı, günümüzde Rh- annelere çok az miktarda koruyucu önlem olarak verilmekte ve her doğumdan sonra tekrarlanmaktadır. Tüm bu etkenle rin yardımıyla, yeni doğmuş bebeklerde görülen hemolitik hastalıkların sayısı hızla azalmaktadır. Hepsi de alyuvarlardaki başka maddelerin bulunup bulunmamasına dayanan başka kan gruplandırma sistemleri de vardır. Rhesus etkenlerine gelince, doğal biçimde var olan antikorlar yoktur. Uyumsuz gruplardan kan nakillerinde bile, antikor tepkimesi ender görülür, çoğu zaman hiç görülmez. Yine de kimi zaman, pek çok kez kan verilmiş bir hasta, antikor üretebilir. Böyle durumlarda, hastaya en uygun kan grubundan başkası verilmemelidir. Bu tür gereksinimleri karşılamak için pek çok ülkede ender bulunan kanların vericilerinin bir listesi yapılır. Hatta bu konuda uluslararası listeler bile düzenlenmiştir |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Rhesus etkenleri | Sagliksal | Vücudumuz | 0 | 05-09-2008 02:49 PM |