Kasların Büzülmesi Kaslar, kimyasal enerjiyi güce ve mekanik işe dönüştüren biyolojik makinelerdir. Tüm öteki yaşamsal hareketlerde olduğu gibi, büzülme için gerekli enerji de yediğimiz besinlerle soluduğumuz oksijen arasındaki kimyasal reaksiyondan sağlanır. Bu nedenle kaslar, kendilerine gerekli besin ve oksijeni getirip artıkları götürecek yeterli bir dolaşım sistemine gereksinim duyarlar.
Asıl kimyasal işlem ise glikozun karbondioksit ve suya ayrışmasıdır. Bu işlem sırasında açığa çıkan enerji kas proteinleri tarafından büzülmek amacıyla kullanılır. Bu kimyasal reaksiyon hayli fazla miktarda oksijen gerektirir. Oysa bu oksijen miktarı, kolay kolay sağlanamaz. Kaslar, bu sorunu aşabilmek için, glikozu oksijenin yardımı olmadan laktik aside dönüştürme yeteneklerini kullanır. Gerekli olan enerji bu işlem sırasında açığa çıkar.
Kaslarımızı çalıştırmamızın, onları kullanmamızın da elbette bir sının vardır. Bu sınır zorlandığında, hareket önce zorlaşır, sonra da olanaksızlasın Bunun nedeni, aşın çoğalan laktik asidin kasları yorması ve kramplara yol açmasıdır. Bu fazla laktik asitten kurtulmak için oksijen gereklidir. Bu oksijeni sağlayabilmek için de aşırı yorgunluktan sonra hızla solumaya başlarız. Bu işlem, bir bakıma vücudumuza olan "oksijen borcumuzun" ödenmesidir.
Aslında kaslar, glikozu glikojen biçiminde depolama özelliğine sahiptirler. Bedensel çalışma sırasında kullanılan da bu depolanan ve bir tür karbonhidrat olan glikojendir. Yapılan hesaplar göstermiştir ki, yetişkin bir erkeğin vücudundaki yağlar (yaklaşık 3.79 litre) kas enerjisine dönüştürülebilseydi, 3 bin 200 kilometre pedal çevirmeye yeterdi