Kemik Kırıkları
Kemik Kırıkları Sırıkla yüksek atlamanın inişi sırasında, bir kalça kemiğinin her santimetrekaresi yaklaşık olarak 1400 kiloluk bir basınca dayanır. Oysa bu basıncın çok küçük bir bölümü, kemiğin şaftına dik açıdan uygulanacak ol¬a, femur (kalça kemiği) kırılır. Silindirik biçimleri ve sert, gevrek malzemesi, yanlarına değil, uçlarına uygulanacak büyük basınçlara dayanacak biçimde yapılmıştır. Bu nedenle, kemikler bir darbe ya da düşme sonucu, kolayca kırılabilirler. Ne var ki, tedavi sonucu bu kırılan parçalar, yeniden birbirlerine kenetlenebilirler.
Tedavi işlemi, kırılma işleminden hemen sonra, kemiğin kırık uçları arasında büyük bir kan pıhtısının oluşmasıyla başlar. Birkaç gün sonra, kemiğin keskin uçlarındaki mineraller kan tarafından emilir ve geride yalnızca lastiksi kolagen lifler kalır. Bu arada, kırık parçaları tutan kan pahtısında, bağlayıcı bir dokunun lifleri, ağ biçiminde gelişir. Kemiğin içinden çıkan osteositler, kırık alanında yeni bir sert kemik oluşturmaya başlarlar, tkiüç hafta içinde, bu yumuşak, bol kalsiyumlu kemik, kırık uçları arasında bir köprü meydana getiren bir kallusa dönüşür. Kallus sertleşir ve kemik destek fonksiyonlarını yerine getirebilecek durum alır. Birkaç yıl içinde, kaynama noktası iyice belirsizleşir ve kırıktan iz bile kalmaz.
|