![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 5.820
|
Yorgunluk Kas, yaşayan bir dokudur. Kendisine doku metabolizması için gerekli olan oksijen ve besleyici maddeleri getirip onların kulanılmasıyla ortaya çıkan artıkları götürecek sinir ve kan sistemine büyük ölçüde bağımlıdır. Bir kasın çalışır durumdayken oksijen gereksinimi, hareketsizken ihtiyaç duyduğu oksijen miktarından dakikada 50 misli fazladır. Bunun sonucu olarak oksidasyon işlemi hızlanır ve dokularda bir çok kullanılmış madde artığı birikir. Bu durum, özellikle az kullanılan kaslarda ağrıya yol açar. Sürekli kullanılan kaslarda, bu tür artık maddelerin akıtılması için kanallar oluşur. Böylelikle, kas, aşırı çalışmaya dayanıklı hale gelir.
Yine de kas yorgunluğu, belirli bir kasın sürekli işlemesi sonucu ortaya çıkabilir ve bir süre sonra kas, büzülme işlemini yapamaz olur. Bu durum, kas dokusunun ya da onu besleyen sinirlerin bozulması sonucu değildir, ikisi arasındaki bağlantının (nöromüsküler bağlantı) dondurulmasından kaynaklanır. Nörondan nörona ya da nörondan kasa iletişim, kimyasal bir aktarıcı madde tarafından sağlanır. Bu madde herhangi bir şekilde tutulduğundan, sinaps içindeki iletişim durur. Dizkapağı refleksini sürekli tekrarlayarak yapacağımız bir deneyde bu durumu görebiliriz. Dizkapağı tendonuna vurulacak ilk darbe, şiddetli bir tepki sağlar. Ama zamanla bu tepkinin şiddeti azalır ve bir süre sonra tepki alınmaz olur. Bu refleks yolunun sinapslarında yorgunluk başgöstermiştir. Gerilim ve heyecan da kas hareketinin verimini ve duyarlılığını etkiler. Bir atletin yarış öncesinde hissettiği sınırlı bir gerilim, belki onun başarısını artırıcı bir etken olur. Ancak uzun süreli bir stress, tam bir çöküntüye yol açar. Nöromüsküler sistemde, bu durum kendisini kas zafiyeti ve bazı olaylarda da kas titremesi olarak gösterir. Normal olarak, karmaşık eşgüdümlü hareketleri, onları nasıl yapacağımızı ya da yaptığımız sırada vücudumuzda ne gibi değişiklikler olduğunu hiç düşünmeden gerçekleştiririz. Eğer hareket için gerekli tüm bileşkeleri inceleyecek olursak, en basit bir devinimin bile çok karmaşık bir dizi işlem sonucu oluştuğunu görürüz, tasan vücudu, bütün gerekli değişikliklerle kendi kendine başa çıkan reaksiyonlar geliştirmiştir. Bu reaksiyonların sonucu olan hareketler, eşgüdümlü ve kontrollüdür. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|